YAY’DA DOLUNAY ( 2 HAZİRAN 2015)

imagesCA4HXYSCUzun ince yıldız dökülmüş bir patikada yürürken

Her Dolunay bir farkındalık zamanıdır. Güçlü Duygular zamanı. Dolunay Yay’da gerçekleştiği için ayrıca güçlü fikirler, inançlar ve yaşam vizyonunu ortaya koyma arzusunu sembolize ediyor.

Yay Takım Yıldızı ve imgesinde yer alan okun ucu 27 derece Yay’da yer alan galaksimizin merkezine işaret eder. Yay burcu mitolojik ve ezoterik kültürde yarı at yarı insan bir Santor ile temsil edilir. İnsanın kaderindeki erdemli spiritüel yolcuya dönüşebilmesi için gerçek bilgiyle ve soylu bir niyetle üzerinde yürümesi gereken evrim yolunu sembolize eder. İnsanın ilahi plandan gelen erdemli ve soylu parçasını ve materyal dünyada deneyimlediği zayıf halkasını, yani gerçek anlamda insan olabilmek için önce hayvani yani ile yüzleşmesi gerektiğini bize hatırlatır. Bu iki yanını bütünlediği zaman ancak gerçek insan olacaktır.

Galaksimize biz Samanyolu adını veriyoruz. Latince’de ve Grekçe’de anlamı ” Süt dökülmüş yol “ anlamına geliyor. Bu sanki bir bardaktan dökülmüş süt gibi yıldızların etrafa serpildiği uzun bir patikaya benzetilmiş. Yay burcunun yönetici gezegeni Jüpiter mitolojide şölen vermeyi seven, neşeli ve bereketi bol bir tanrıyı simgeliyor. Samanyolundaki yıldızlar gibi, Jüpiter bereketini ve erdemli düşünceyi göklerden insanların üzerine bir güğümden dökülmüşçesine saçıyor. Samanyolunda yer alan ve burçları oluşturan takım yıldızlar ezoterik anlamda insanın evrim yolunda değişik dersler alarak ilerlediği yola benzetiliyor. Her bir burç evrim basamağında bir dersin niteliğini temsil ediyor. Jüpiter Yay’da bilgi ve erdemi çağrıştırır. Bilgi ve erdem tanrısal zihinden insanlara Yay aracılığı ile yayılır. Gerçek manada insan olabilmek için kişi gerçek bilginin yolunda yürümek hedefini taşımalıdır. İşte Yay simgesindeki Ok ve yay ile bize bunu hatırlatır. Her birimiz tanrının bilgeliğinin ve ışığının tohumunu ruhumuzda taşırız. İstisnasız her birimiz benim yolum nedir diye kendimize sormuşuzdur. Benim ruhumun gerçek yolu ve ideali ne?

Belki bu dolunay sürecinde Yay refleksiyle, bu kadar derin ve felsefi düşünmek gereği duymadan İkizler refleksiyle “ benim düşüncem”, “senin inancın”, “senin inancın , benim yaşam felsefem” düzleminde yaşadığımız ikilem ve çekişmeler zihnimizi meşgul ediyordur. Ruhsal ve duygusal yanımızı temsil eden Ay Yay burcunda Ego Benliğimizi temsil eden Güneş İkizler burcunda. Yaşadığımız çelişkiler, düşünsel ve kültürel farklılıkların fark edilmesi, bir duygusal ihtiyacın ortaya çıkması veya bilinç altında yer alan baskıların, tortuların olgunlaşarak su yüzüne çıkması olarak yaşanabiliyor. Dolunaylar aynı zamanda Terazi burcu temalarını çağrıştırdığı için ilişkiler alanında bizi test eden durumlar ortaya çıkıyor. İkizler – Yay aksında gerçekleşecek bu dolunay da tam olarak yaşam felsefemiz, inançlarımız, iletişim kurma yollarımız ve içsel diyaloglarımıza ışık tutuyor. Karşılıklı İletişim kurmanın gerekliliğini, kendimizi ifade etme ihtiyacını , onurumuzu, inancımızı , hayat felsefemizi ortaya koyma ve kendi gerçekliğimizi dile getirebilme gayretini sembolize ediyor. Kişisel özgürlüklerimizle, kendi alanımızda kendi istediğimiz gibi yaşama serbestliğimizle, yaşam kültürümüzle, entelektüel bakış açımızla alakalı bir farkındalık yaşayabileceğimizi akla getiriyor. Ay’ın Yay burcunda yer alması düşüncenin esaretine karşı durmak, insanın en soylu hedefinin hep daha ileri gitmek arzusu ve kendini insanlığın zayıf yanlarından ancak bilgi ile erdem ile yukarı çekebileceğini görmek ve inanmaktır.

Yay burcu ezoterik kültürde insanın evrimini temsil eder demiştik. Unutmayalım Evrim hep ileri doğrudur. Yaratıcı zihinden kopup gelen İnsan varoluş amacını gerçekleştirmek için hep ileri gitmek, bilincini geliştirmek ve bilgiyi inançla ve felsefelerle bütünleyerek, farkındalığını arttırarak, aslında en önemlisi kendinin farkına vararak özgür bir birey olabilmek için gözlerini yüksek benliğinin hedeflerine çevirir. İkizler’in bilgiyi edinmekteki becerisi onu yayma ve duyurma alanındaki başarısı, bağ kurmaktaki yeteneği, Yay’ın bir inanç ve amaç çerçevesinde insanları bir araya getirerek toplumsal bir olgu oluşturması yönü etkin bir biçimde kullanılarak bir arada, konuşarak anlaşarak ve ideallerimiz yolunda bir şövalye ruhuyla hareket ederek, hep ileri gitmeyi hedeflemeliyiz.

Sevgilerimle, Naz Bayatlı

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir