Akrep’in hikayesi

AKREP’İN HİKAYESİ


Kaç yıl önce yazmışım tekrar karşıma çıktı tekrar paylaşayım dedim. Çok ilginçtir Akrep’in hikayesi belki okumak istersiniz..

AKREP’İN ASTRO-MİTOLOJİSİ

Eski Mısır mitolojisinde Orion ışığın tanrısıdır. Yunan mitolojisinde ise yenilmez bir avcıdır. En vahşi, en güçlü hayvanı bile öldürebileceği ile övünürken, Yeryüzü tanrıçası Gaia ona haddini bildirmek için savaşsın diye Akrebi yollar. Akreple başa çıkamayan ve iğnesi ile zehirlenerek ölen Orion, Gaia tarafından tekrar yaşama döndürülür ve gökyüzüne bırakılır. Orion sonsuza kadar kazananı olmayan bir savaşta yer alacaktır. Dünya döndükçe, Batı ufkundan Orion takım yıldızı, batar batmaz, Doğu ufkundan Akrep takım yıldızı doğar. Ertesi gün Doğu ufkundan Orion doğunca, Akrep bu defa karanlıklara gömülür. Işık ve Karanlık, birbirini takip eder, ne bu döngüden çıkabilirler, ne de birbirlerine üstün gelebilirler.

Antares; Akrep takım yıldızında yer alan en parlak yıldızdır ve takım yıldızın tam merkezinde yer alır. Bu yıldıza Akrebin Kalbi denilmektedir. Satürn, bu 15 derece Terazi- 15 derece Akrep arasında yer alan ve “Yanan Yol “ adı verilen bölgeden uzun zamandır geçişini sürdürüyor ve daha da sürdürecek. Akrebin Kalbi karanlığın en güçlü olduğu yerdir. Antares adı Latince bir ön ek olan Anti – karşı duran ve Ares – (yani diğer adıyla Mars) isminin bir araya gelmesinden oluşmaktadır. Mars savaşçı tanrıdır, savaşın fiziksel yanını temsil eder. Doğum haritalarında Merkür ve Venüs Güneş’ten en fazla 2 burç ileride veya geride yer alırlar. Oysa Mars Güneş’e karşı durabilir. Bu nedenle antik dönemlerde Mars hem güçlü, hem başkaldırabilecek güce sahip, hem de Işık’tan gözü kamaşmayarak ilerleyebilen ve başına buyruk bir güç unsuru olarak kabul edildiği için makbul sayılırdı. Sonuçta Mars, Koç burcunu ve Akrep burcunu yönetir. Koç burcu eline kılıcı alıp, savaşı başlatabilecek güce ve cesarete sahiptir. Mars Akrep burcunda, saldırmadan önce beklemeyi, karanlıkta sabırla beklemeyi ve beklediği yerden çıkıp, sırası geldiğinde ölümcül darbeyi indirecek gücü temsil eder. Psikolojik harp ve mükemmel bir strateji yeteneğine sahiptir. Savaş kanlı olacaktır. Öyle bir yıkıma sebebiyet verecektir ki, aslında kazananı olmayacaktır. Satürn’ün peregrin ( kelime anlamı ; uzak duran, bağdaşmayan, yabancı kabul edilen) olduğu, savaşçı Mars’ın yönettiği bu burca geçişi ile birlikte bizi zorlu günler bekliyor. Hazırlıklı olmalıyız, her şeyin gerçek değeri ortaya çıkacak. Takke düşecek, kel görünecek !

Astro-mitolojide sembolize edildiği üzere Akrep; ölmek ve yeniden doğmakla, bitip – yeniden başlamakla, gecenin-gündüze, aydınlığın, karanlığa dönüştüğü yaşam döngüsünün farkında olmakla alakalıdır, insanoğlunun bu farkındalık ve ikilemle yaşamaya devam etmesini sembolize eder. Geri dönüşümü simgelediği için, sonbahar döneminin bitip, düşen yaprakların toprağa düşüp çürümeye başladığı zamanı da temsil eder. Toprağın zenginleşmesi için ölen her organizmanın çürümesi ve yeni ürünlere gebe kalabilmesi için bir müddet nadasa yatırılması gerekir. Bu nedenle , sembolizm gereği Akrep ölmeyi, dönüşmeyi, yenilenmeyi ve dönüşüm sürecinde içine çekilmeyi sembolize eder. Akrepler, karanlıkları, yalnızlığı, kuytuları seven yaratıklardır. Derinlerden çıkardığımız duyguyu zihnimizin mahzenlerinde sakladığımız düşünceyi bizi yavaş yavaş zehirleyen tutkuyu sembolize eder Akrep
Naz Bayatlı
#akrepburcu #güneşakrep #nazbayatlı

Reply ·

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WordPress spam blocked by CleanTalk.