INCONJUNCT /150 DERECELİK AÇI VE SÜREGELEN SATURN – URANUS ARASINDAKİ QUINCUNX

İKİLEMİ BOL- GARİP -BAĞDAŞMAZ – GÖRMEMEZLİKTEN GELMEK İŞİNE GELİR- BAZEN GÖRSEN DE TANIYAMADIĞIN -TANISAN DA ANLAYAMADIĞIN –ANLASANDA KENDİNİ KURTARAMADIĞIN DURUMLAR- ne yardan ne serden – GEÇEBİLDİĞİN HAYAT KOŞULLARI.

INCONJUNCT/QUİNCUNX / 150 DERECELİK AÇI

SÜREGELEN SATURN VE URANUS AÇISI BAĞDAŞMAYAN ENERJİLERİMİZ HANGİ ALANLARDA- BİNDİK BİR ALAMETE GİDİYOZ KIYAMETE

Geçenlerde bir arkadaşım 150 derecelik açının bir işe yarayıp yaramadığını sordu.  Açısal anlamda iki gezegenin birbirini açı olarak görmeyen evlerde yer almasının ne gibi bir önemi var diye öğrenmek istedi. Astrolojide kavuşum, kare, karşıt, üçgen gibi 4 temel açı eylem olarak fiziksel hayata yansıyan veya karşılığını bulan farkında olduğumuz konuları, tutumları veya eylemleri temsil eder. Bazı evlerde yer alan gezegenler birbirine temel anlamda açı yapmaz buna birbirini görmeme durumu diyoruz, açı yoksa eylemde yok ama bu bir anlamda kelime anlamı ile aslında önemli  bir sembolizm içeriyor. Karşıt açı yapan iki gezegen bir konunun iki tarafını da gören ama fikrinden ödün vermeyen iki kişi veya iki zıt duruş gibidir. Alttan alarak veya her iki tarafta anlaşmaya dair birer adım atarak farklılıkları aşabilir diyelim. Kare açıda boynuz çakıştıran iki keçi düşünün ikisi de aynı köprüden önce kendi geçmek istiyordur burada çarpışırlar veya iki farklı tutumla aynı gayeye yönelen enerjilerin çakışması diyebiliriz. İyi mücadele eden, güçlü olan kazanır belki öbürünü köprüden aşağı iter geçer gider. Ama 150 derecelik quincunx açıda durum böyle değildir. Birbiri ile bağdaşmaz element ve nitelikten iki gezegen birbiri ile bu dört açıyı yapamadığı evlerde duruyor olabilir ( örneğin 12. Evdeki bir gezegenin  7. evdeki bir gezegen ile açı yapmaması gibi arada birbirleri ile 5 ev olan gezegenler bunlar) Örneğin Koç burcundaki gezegen Başak ve Akrepteki bir gezegene inconjunct açı yapar .

Güneş ile Neptün’ün bu açı ilişkisi içinde olduğunu düşünün. Güneş ne ister benliğini bulmak bunu ortaya koymak kim olduğunu ortaya koyarak kendisine bir bireysel değer duygusu yaratmak. Neptün ise dağıtan, eriten, bütünün hayrına kendinden vaz geçerek kendini adama bir anlamda bilinçli bir biçimde kendi egosunu çözme anlamını taşır. Şimdi bu iki prensip ikilem yaratan enerjiler. Bu duruma bir danışanımdan örnek verebilirim. Güneşi 2. Evde para kazanma kapasitemizi, kendimize nasıl değer verdiğimizi ve paraya bakış açımızı temsil eder. Neptün ise 10 evde kariyer ve toplumsal duruş alanında yer alıyor. Bu kişi kendi değerini bulmak için daha fazla para kazanması gerektiğini düşünüyor ama bunu düşünmekle kalıyor, kariyerinde yetenekleri ve çok tecrübesi olsa da kendisine verilene razı oluyor çünkü az para ile çalışıp herkese bedava işler yapıp herkes tarafından sanatçı entelektüel ve maddiyata düşkün olmayan biri olarak görülmek hoşuna gidiyor. Para için iş yapan hırsları olan emeği için para isteyen biri olmaktan ödü kopuyor. Diğer yandan kirasını zor ödüyor ve atelyesine kiracılar alıyor başına bir sürü dertler açılıyor vs vs. para kazanmak istiyor ama bunu kendi ideallerine karşı gelerek nasıl yapabileceğini bilemiyor.  Senden daha fazla para kazananların senin kadar yeteneği yok bu konuda farkında mısın niye kendini bu kadar görmemezlikten geliyorsun deyip duruyorum ama ne çare. Mesela Yengeç ile Kova’nın ne ortak özelliği vardır veya Yay ile Boğa’nın.

Merkür Uranüs inconjuct’ı olan kişilerin örneğin  garip bir şaka anlayışları var. Garip bakış açıları ile olaylara bakıyorlar, aklınıza gelmeyecek bağlantıları kurarak örnekler veriyorlar.  Size X-Files dizileri gibi mantığın almayacağı olayları araştırdıkları eksantrik hikayeler anlatıp sağlıklı bir şüphecilik duymanıza bile hayretle bakıyorlar. Size illa kendi mantığının doğruluğuna ikna etmeye çalışıyorlar. Ya da eşek şakaları yapar sizin hoşlanmadığınızı anlamazlar söylersiniz “aaa ne var bunda sen de şakadan hiç anlamıyorsun” falan derler. Halbuki yemek tabağınıza çocukların yapmayacağı  plastik yeşil bir kusmuk şaka oyuncağı koymuşlardır vs.

GÖKYÜZÜNDE SATÜRN-URANUS 150 LİĞİ

Haziran ortalarından beri gökyüzünde Satürn Uranüs arasında 16 derece uzayıp giden bir inconjunct açı var. Bağdaştırılması ve sindirilmesi zor durumlar yaşıyoruz global olarak ama nedense elimiz kolumuz bağlı bindik bir alamete gidiyoz kıyamete durumu var. Satürn yapısal otoriter bir anlayışın baskısı ve şiddetini polis gücünü silah gücünü ve şiddetin uç noktalarına işaret ederken, Uranüs ise isyanı, özgürlük bağımsızlık kemikleşmiş yapıları kırmak için savaşmayı temsil ediyor.  Satürn eskiyi ve yaşlıyı Uranüs yeniyi ve genci, kurallara karşı isyanı sembolize ediyor ve asla iki tarafta bu farklılığın çeşitliliğini görmüyor görmek istemiyor görse bile karşılığında değiştirmesi gereken şeyi içine sindiremiyor belki de. Satürn büyük para gücü taşıyan petrol borsa vs şirketlerini kaynakları ve enerji havzalarını elinde bulunduran, başkalarının kine göz diken güçleri temsil eder. Birbirlerini asla anlamayacak ve bağdaşmayacakmış gibi görünen hayat görüşleri gölgesinde ülkemizin bütününü temsil edecek bir Cumhurbaşkanı seçmeye çalışıyoruz . Bu kadar sessiz bir ayrışma ve bölünme yaşamamıştık.  Nasıl ve ne zaman bu kadar ayrıştığımızı bilemeden artık bir çoğumuz bir araya gelmenin çok zor olduğunu düşünüyoruz ne yazık ki. Akıl almaz bir hoyratlıkla dehşet uyandıran IŞİD’in saldırılarını ve vahşetini önleyemeyen dünyanın atalete düşmüş hali, bu duruma sesini çıkarmayan Müslüman Dünyası .  İsrail’in Gazze saldırıları da eklenince garip bir mantıkla rasyonalize edilmek istenen ve sürekli tırmanan bir şiddet, birbirinden bağımsız gibi gözüken ancak tam da birbiriyle alakalı durumlar.

Yani demek istediğim çok uzatmayayım öyle püfürükten bir açı değil bu inconjunct.imagesMZX02T50

Naz Bayatlı

 

 

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WordPress spam blocked by CleanTalk.