Kumdan Kaleler Yapmak / Bir Satürn-Neptün Hikayesi

KUMDAN KALELER YAPMAK/ BİR SATÜRN-NEPTÜN HİKAYESİ

Satürn hayallerimizin tel örgüsü. Neptün hayal edebilme gücümüzdür. Satürn Neptün açıları kumdan kaleler yapmak gibi. Bir dalganın birkaç saniyede yıkabileceğini bile bile, deniz kıyısında tüm yaratıcı çabanızı ortaya koyarak inşa ettiğiniz kumdan kaleler. Taa çocukluktan gelen bir itilimdir bu nedense, deniz kıyısında minik kırmızı bir küreğin, elinde bir de sarı saplı küçük bir kovan varsa hemen koşarsın kıyıya,  dalgaların yanı başına ve başlarsın minik ellerinle kovaya kum doldurmaya,  sonra ters çevirirsin ….. işte ilk küçük kumdan kalen çıkmıştır ortaya. Ve belki 3-5 tane daha yaparsın yan yana. Neden yaparsın düşünmezsin, belki bir şatodur o hayalindeki, sen de o şatonun prensi veya prensesi. Yaparken hayal edersin, kurduğun minik hayali krallığın içinde ağaçtan evler ve asma bahçeler, belki beyaz boynunda uzun yeleleri olan yağız atlar vardır. Kim bilir neler hayal edersin, düşle düşleyebildiğin kadar. Taa o ilk dalga kalenin surlarına çarpana dek. Bazen ikinci dalgayı beklemeden basarsın üzerine hayallerinin, bazen de bırakır gidersin başın önde yarısı yıkılmış hayallerinin kumdan yığını geride.

Masamın üzerindeki Degas’nın küçük balerinler reprodüksiyonuna bakıyorum, ilkokuldan beri sakladığım çocukluk odamın duvarında hayallerimi süsleyen arzumun objesi. Her küçük kız gibi bir balerin kadar zarif olabilmenin hayali. Bir de güzel resimler yapardım çocukken, çok yetenekliydim. Aileden gelen genetik bir kabiliyet çok ressam var bizim ailede. Güzel Sanatlar Akademisine gitmek istediğimi beyan ettiğim zaman babam bu kadar sanatçı bir aileye yeter “ Kaldırım Ressamı” olmaktansa “ Mühendis ol kaldırım yap daha iyidir. Para kazanacağın bir meslek seç” demişti. Tipik bir Oğlak cevabı ve Surlarıma çarpan ilk dalga. Sonra haliyle daha çok ciddiye alınacağım düşünülen bir meslek için başladım okumaya.  Bunları neden yazıyorum derseniz, geçen gün Liz Green’in SATURN kitabını tekrar gözden geçirirken  haritada yer alan Satürn Neptün açılarının bir çok anlamının yanı sıra bir de sanatçıların haritalarında sık sık rastlanıldığına dair bir şey okudum. Haritamda yer alan tek üçgen Satürn Balık ile Neptün Akrep arasında yer alıyor. Tam 65-67 li yılların bohem sanatçı kombinasyonu. Demek ki doğuştan gelen belki de tek gerçek yeteneğimin üzerine basıp geçmişim.

Her meraklı astrolog gibi, iyilik ve umut ışığı olarak gördüğüm Jüpiter Yengeç transitini haritam bakımından bir sevinç çıkarma bakımından inceliyorum. Yengeç’e geçtikten sonra meydana gelecek Büyük Su Üçgeni üzerinde düşünürken, başka bir konuda bir “EUREKA” anı yaşadım.  Natalimdeki Satürn Balık, transit Neptün Balık ile aynı evde ve ileri de kavuşum yapacak, Transit Satürn, Natal Neptün Akrep’imle aynı evde yine ileride kavuşum yapacak, transitlerin tetiklediği üçgenlere, bir de kıskaçlarını sevdiğim, yan yan gidişine kurban olayım Jüpiter Yengeç’in desteklediği bir büyük üçgen oluşacak. Belki dalgalara falan takılmadan yeniden kumdan kalelerimi yapmaya başlayabilirim. Bu arada,  natal Ay Yay’ım Jüpiter Yengeç ile yönetici-yönetici konumunda karşılıklı ağırlama yapacak. Sanırım Ay Yay ve Ay Balık dostlarımız daha keyifli geçircek bu transiti J .. Ben de Hayallerimi (Neptün) inşa edeceğim (Satürn) yeni bir deniz kıyısı ( Jüpiter Yengeç) bulacağımdan eminim. Çocukluk hayallerimin düşler ülkesi , bu defa Satürn’ün tel örgüleriyle çeviremeyecekler kalelerimi.

Naz Bayatlı

 

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WordPress spam blocked by CleanTalk.