Yengeç’te Dolunay’a Ezoterik Bir Bakış

yengeçYENGEÇ’TE DOLUNAY’A EZOTERİK BİR BAKIŞ ( 28 ARALIK 2012)

Yılın son Dolunay’ının Kış Gün Dönümünden, yani 21 Aralık’ta Güneş’in sıfır derece Oğlak burcuna geçmesinden 1 hafta sonra Oğlak –Yengeç aksı üzerinde gerçekleşmesi ve Güneş’in yine Oğlak burcunda yer alan Pluton ile birleşecek olması ezoterik sembolizm açısından oldukça ilginç oldu. Yeni bir insanlık realitesinin  başlangıcını temsil eden bir döngü başlıyor diyebilirim. Şimdi ne demek istediğimi çok uzatmadan açıklamaya çalışayım. Ezoterik astrolojide Yengeç burcunun yöneticisi Neptün’ dür. Balık burcunun yöneticisi ise Pluton’ dur. Modern astrolojiden farklı olan bu yöneticilerin ezoterik astrolojide burçlarla nasıl ilişkilendirildiğini uzun uzun anlatmayacağım çünkü amacım şu anda bu değil. Ancak gezegen konumlarına bakarak yeni bir insanlık realitesi başlıyor diyebilmemin  sebeplerini anlatacağım. Dolunay fazında, Yengeç burcunda yer alan Ay’ın yöneticisi Neptün , Balık burcunda yer alıyor  ve Ay’ a burç bazında su grubundan üçgen yapıyor. Balık Burcunun ezoterik yöneticisi Pluton ise Oğlak burcunda ve Güneş ile kavuşarak Ay ile karşıtlık yapıyor. Oğlak;  Birinci Işın adını verdiğimiz , değişime karşı cesaret gösterecek irade gücünü ve Tanrısal Düşünceye açık olan insan zihnini temsil eder. Pluton sayesinde bu dönüşümden geçmek zaten kaçınılmaz olur. Ayrıca , Pluton Birinci Işını temsil eden gezegendir. Ruhun evrimi kaçınılmazdır ve irade gücü olan ruhlar, en zor deneyimlere bile katlanabilecek cesareti göstereceklerdir. Ödül kendisini kozadan ibaret sanan tırtılın, kelebeğe dönüştüğünü görmesi olacaktır. Pluton; ruhun metamorfoza uğrayıp, en karanlık ve uzun gibi gelen gecenin sonunda, aydınlığa kavuşmasını da temsil eder.  Güneş ve Pluton’un Oğlak’ta kavuşuyor olması bireyin , Oğlak’ın temsil ettiği Hiyerarşik düzen içerisinde , daha yüksek bir bilince kavuşabilmek için geçireceği dönüşüme bilinçli bir iradeyle adım atacağına işaret ediyor. Yengeç-Oğlak aksı ezoterik kültürde İnsanlık Realitesini ( insan olma bilinci)  ve Evrendeki Hiyerarşik Düzeni temsil eden akstır. Hiyerarşik düzen derken kozmosun yaratılışından beri var olan döngülerin işleyişinden sorumlu tanrısal düzenden bahsederiz.  Mayaların 21 Aralık’ta , takvimlerinin sona ermesi ile Dünya’nın 26.000 yıllık büyük zaman döngüsünün bitmiş olmasından ve yeni bir döngünün başlayacağından bahsediyorlar. Ezoterik astrolojide Dünya hep Güneş’in karşısındaki burçta yer alır. Güneş Oğlak burcundayken, Dünya’da Yengeç burcunda yer alır. Yine ezoterik astroloji sembolizmi ile Dünya ruhun evrimini yapmak üzere deneyimden geçtiği materyal planın niteliklerini anlatır. Yengeç burcu her insanda var olan biyolojik , genetik ve kolektif nitelikleri temsil eder. Ayrıca insanın bir topluluğa ait olma itilimini sembolize eder. Dolunay zamanı Güneş-Ay arasında oluşan karşıt açı her zaman bir farkındalık zamanıdır. Sembolik olarak İnsanlık Dünya’da ki varlığını sürdürebilmek ve evrendeki düzenin aydınlanmış bir parçası olabilmek için  yeni bir kolektif insanlık bilinci yaratmanın önemini kavramaya yönelik adımlar atacaktır. Şimdi biraz Yengeç & Oğlak aksının ezoterik temalarından bahsedeyim.

Yengeç burcu ezoterik astrolojide, ruhun evrimini yapabilmesi için ihtiyacı olan deneyimi elde etmek üzere Dünya’ya bir yaşam planı ile enkarne olmasını temsil eder. Dünya’nın da zaten antik astrolojide farz edilen  yükseleni Yengeç burcudur. Yengeç burcunun ezoterik yöneticisi Neptün’dür. Dünya üzerinde yaşamın sudan başladığı düşünülürse, Sular ve denizlerin tanrısı Neptün’ün Yengeç ile özdeşleştirilmesi uygun bir sembolizmdir. Ruhun, yaşam deneyimine sahip olabilmesi için bedene gereksinimi vardır. Dolayısıyla Yengeç ezoterik astrolojide insanlık kapısı adını alır. Karşı ucunda yer alan Oğlak burcu ise Tanrıların kapısı diye adlandırılır.  İnsanın bu dünyada elde ettiği deneyimlerin nihayetinde formun ve bedenin ötesinde spiritüel bir olgunun varlığını kabul etmek ve bunu deneyimlemek arzusu Oğlak Yükselen ile temsil edilir. Bu nedenle Yengeç burcu ile başlayan insan olma yolunda geçirdiğimiz evrimler, Oğlak Yükselene vardığımızda daha ruhsal farkındalığı gelişmiş bir bireye bizi ulaştırır. Kişi bu yaşamda deneyimleyeceği konuları bilinçli bir evrim arzusu ile seçerek enkarne olur. Oğlak, bu anlamda kişinin spiritüel özünü bilinçli bir farkındalıkla keşfetme arayışını sembolize eder.

Yengeç içinde taşıdığı sonsuzluğa uzanan özünü, materyal planda güvene almak ve kendine bir yuva bulmak dürtüsüyle hareket eder. Tüm insanlık aynı ortak bilinçle hareket edecek biyolojik ve sezgisel doğaya sahiptir. Varoluşunu garantiye almak ve neslini sürdürmek için hayatta kalma iç güdüsü de Yengeç tarafından sembolize edilir.  Tüm insanlar bir yere aittir. Hepimizi rahminde taşıyan , besleyen 9 ay koruyan bir anne vardır. Hepimiz bir aile ünitesine, yaşadığımız topluma ve vatana aitiz. Önce annemize, sonra ailemize, toplumsal ailemize, vatanımıza bizi koruması anlamında güveniriz veya güven duymak isteriz. Ait olacak bir yuva bulmak hepimiz için en birincil itilimdir. Yengeç burcunda Dolunay kişinin kitle bilincinden sıyrılıp, kendi sezgileri ve düşünceleri doğrultusunda hareket edebilme olgunluğuna erişmesini temsil eder. Enkarnasyon yaşamdan yaşama geçen sevgi bağları oluşturmamıza, karmik sorumluluklar yüklenmemize ve bunları yaşadığımız hayatlarda bir olay örgüsü olarak yaşamımıza çekmemize neden olur.  Yengeç burcunun modern astrolojide yöneticisi Ay, hem annemizi, hem duygusal koşullanmamızı , hem de günlük yaşamımızda aşina olduğumuz kalıpları bize anlatır. Yengeç-Oğlak aksı aynı zamanda bireyin sübjektif duyguları ile objektif bakış açısı arasındaki dengeyi kurma ihtiyacını, anne-baba, ebeveyn olma konularını, sezgisel yanımızla, rasyonel yanımızı sembolize eder. Bu Dolunay’ da egzoterik anlamda, sezgisel ve duygusal yanımız ile rasyonel mantığımız ve objektif kalabilme yetimiz arasında kalabileceğimizi, kurduğumuz sevgi bağlarına verdiğimiz önem ile görev ve sorumluluklar çerçevesinde bir ikilem yaşayacağımızı düşünebiliriz. Bazen sevgi HAYIR demeyi de gerektirir. Yengeç’in burcunun ezoterik yöneticisi Neptün’ün Balık burcunda yer alması nedeniyle, duyduğumuz sevgi ve merhamet duygusu ile kalpten ve sorgulamadan yaptığımız fedakarlıkların bize ne kattığını veya karşımızdaki kişilere nasıl etki ettiğini bilinçli bir farkındalıkla düşünmeliyiz. Bilmeliyiz ki, sevgi ancak karşılıksız ve merhamet duyularak verildiği zaman ruhun dönüşümü tamamlanmış olacaktır.

Yengeç takım yıldızında çok parlak yıldızlar yoktur. Oysa merkezine doğru adına ARIKOVANI denilen küçük ve parlak bir yıldız kümesi vardır. Bu formasyonu Yengeç arketipi ile şöyle benzeştirebiliriz ;  dıştan ne kadar dikkat çekmez ve silik görünseler de, aslında içlerinde parlak bir yıldız kümesine benzeyen bir duygu dünyası, öz benlikleri ve zengin bir iç dünyaları vardır.

Çocukluktan gelen alışkanlıklarımızı ve duygu dünyamızı (yengeç) , yetişkin, olgunlaşmış aklımız (Oğlak)  ve yüksek değerlerimizle muhasebe edebilmemiz için hepimizin eline bir fırsat geçeceği bir dolunay süreci olacak. Sanırım insanlık yeni bir bilinçle geleceğini inşa edeceği bir sürece geçiş yapıyor.  Pluton sayesinde değişimin mümkün olabilmesi için önce işe yaramayan yanlarımızın yıkılması,  sonra değişimin başlaması kaçınılmaz gözüküyor, değişime cesaret edebilecek irade gücünü gösterebilirsek, tanrısal düzene ve karşılıksız sevgi düzlemine daha kolay geçiş yapabiliriz.

Sonsuz mutluluklarla dolu Yeni bir Yıl Diliyorum,

Naz Bayatlı

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WordPress spam blocked by CleanTalk.